Türk Hukukunda Arabuluculuk

Son yıllarda hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri daha çok tercih edilmeye başlanmıştır.

Uyuşmazlıkların çözümüne yönelik birçok yöntem vardır. Bunların başında arabuluculuk gelir.

Arabuluculuk, arabulucu adı verilen bağımsız ve tarafsız üçüncü kişi gözetiminde yürütülen bir anlaşmazlık çözüm sürecidir. Bu süreç, mahkeme seçeneğine göre daha düşük maliyetle ve hızlı biçimde sonuç elde edilebilen bir süreçtir.

Bu bağlamda arabuluculuk yöntemi 22 Haziran 2012 tarih, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu ile 26 Ocak 2013 tarihli yönetmelik ile Türk Hukuk sisteminde uygulanmaya başlanmıştır.

6325 sayılı kanunun 1.maddesinin 2.fıkrasına göre arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlarda dahil olmak üzere, sadece tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıkları için elverişli olacaktır.

Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa,bir anlaşma belgesi düzenlenir. Bu belgenin taraflar ve arabulucu tarafınca imzalanması gerekir.

Anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin mahkemeden talepte bulunabilirler. Dava açılmadan önce anlaşma belgesi düzenlenmiş ise bu talep arabulucunun görev yaptığı sulh hukuk mahkemesine iletilir. Eğer anlaşma belgesi davanın görülmesi sırasında düzenlenir ise o taktirde bu talep davanın görüldügü mahkemeye iletilir.